Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/konyacha/public_html/wp-content/themes/konyachat/functions.php:1) in /home/konyacha/public_html/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
Konya Chat Konya Sohbet Dini Sohbet İslami Chat http://www.konyachat.com Konya Chat Konya Sohbet Seviyeli Chat Dini Sohbet İslami Chat Sat, 04 Feb 2012 23:41:37 +0000 en hourly 1 http://wordpress.org/?v=3.3.1 PKK’NIN KATLETTİĞİ KÜRTLERİN LİSTESİ? http://www.konyachat.com/pkknin-katlettigi-kurtlerin-listesi-2.html http://www.konyachat.com/pkknin-katlettigi-kurtlerin-listesi-2.html#comments Sat, 04 Feb 2012 23:41:37 +0000 admin http://www.konyachat.com/pkknin-katlettigi-kurtlerin-listesi-2.html Kürt siyasetçi İbrahim Güçlü, PKK’nın öldürdüğü isimleri TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na verdi. İşte PKK’nın öldürdüğü o isimler…

Kürt siyasetçi İbrahim Güçlü, PKK’nın iç infazları konusunda hazırladığı raporu TBMM’ye sundu. Güçlü’nün raporuna göre PKK’nın faili meçhulleri 12 Eylül öncesinde başlayıp günümüze kadar devam ediyor.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan “Terör ve Şiddet Olayları Kapsamından Yaşam Hakkı İhlallerinin İncelenmesi Alt Komisyonu” na 19 Ocak’ta bilgi veren Kürt hareketinin önemli isimlerinden siyasetçi-yazar İbrahim Güçlü’nün, komisyona ayrıca, PKK’nın öldürdüğü belirtilen isimlerin tek tek sıralandığı bir rapor sunduğu ortaya çıktı.

RAPOR 26 SAYFA

Raporu savcılığa da vermeye hazırlanan Ala Rızgari Hareketi liderlerinden Güçlü’nün “Devlet-PKK-Hizbullah terörünün yol açtığı ölümler” başlıklı 26 sayfalık raporun “PKK’nın infazlarına örnekler” bölümünde çok sayıda olay “isim, yer ve tarih” vererek anlatıldı.

PKK MUHALEFETE İZİN VERMEDİ

Güçlü, raporunda, “PKK kendi içinde hiçbir muhalefete izin vermedi. PKK, bu strateji gereği bütün Kürt örgütlerine eş zamanlı olarak saldırdı. Kawa’nın liderlerinden Ferit Uzun’u 22 Kasım 1978’de Siverek’te silahlı suikast sonucu katletti. Bu eylemini gizledi. Ferit Uzun’un Bucaklar tarafından katledildiğini ileri sürdü. Denga Kawa lideri Ferit Uzun dışında başka yurtseverleri de katlettiler. PKK, Kawa ile birlikte Özgürlük Yolu, DDKD, Rizgari, Beş Parçacılar, KUK ve Tekoşin’e karşı saldırı düzenledi” dedi. Güçlü, PKK’nın “Türk sosyalistlerinin Kürdistan’da örgütlenme hakkına sahip olmadığı” stratejisini ileri sürerek, Türk sosyalist örgütlerinin yöneticilerini ve üyelerini katlettiğini de iddia etti.

KATLİAM LİSTESİ

Güçlü, “PKK’da infaz edilen kurucular, merkez komitesi üyeleri ve üst düzey yöneticileri” bölümünde “iç infaz” olaylarını anlattı. İşte o olaylardan bazıları:

Mehmet Turan: 1979’da Abdullah Öcalan’ın emriyle ajan olduğu gerekçesiyle Mardin’de öldürüldü.

Murat Bayraklı: 5 Haziran 1984’te Batı Berlin’de çöp konteynırında yakılarak öldürüldü.

Çetin Güngör: 2 Kasım 1985 günü İsveç’in başkenti Stockholm’de yüzlerce Kürt’ün gözleri önünde infaz edildi.

Abdullah Kumral: Suriye istihbaratı tarafından yakalanarak PKK’ya teslim edildikten sonra Öcalan’ın emriyle kulaklarına tüfek harbisi sokulmak suretiyle Bekaa’da öldürüldü.

Dilaver Yıldırım: Öcalan’ın talimatıyla Bekaa kampına getirilen Yıldırım’ın, bir sürü uygulamadan sonra gece nöbetinde intihar ettiği söylendi.

Avukat Mahmut Bilgili: 1987 yılının Mart ayı başında Hollanda’da yemek masasında boğdurulup cesedi satırla parçalanıp kanalizasyona atıldı. Cesedi 28 Mart’ta Twente kanalında bulundu.

Mehmet Çimen: Öcalan’ın kadın sorunuyla ilgili koyduğu yasaları çiğnedi. Sorgulandı. “Buharlaştırılarak” yok edildi.

Resul Altınok: Çukur kazdırılıp kafasına kurşun sıkılarak öldürüldü.

Mehmet Şener: 1 Kasım 1991’de Suriye’nin Kamışlı ilçesinde Suriye istihbaratının katkısıyla infaz edildi.

Hikmet Fidan: Diyarbakır’ın Bağlar semtinin dar sokaklarında 6 Temmuz 2005 sabahı, susturucu takılı tabancadan ensesine sıkılan tek kurşunla öldürüldü.

Kani Yılmaz: Güney Kürdistan’da Serdar Kaya ile birlikte araçlarına yerleştirilmiş bombanın patlaması sonucu 12 Temmuz 2005’de infaz edildi.

Gündüz gardiyan gece PKK

İbrahim Güçlü, raporunda Varto’nun farklı köylerinden örgüte katılanların öldürülmesine de yer verdi. Varto’lu bazı isimlerin ölümleri şöyle anlatıldı:

Kerem Geldi: ANAP ilçe başkanı. 1992’de evinden kaçırılarak öldürüldü.

Şirin Şahin: Gece evinden alınarak Varto’nun kuzeyinde öldürüldü. PKK yanlış uygulama diye ailesine bilgi verdi.

Ahmet Kartal: 1995 ya da 1996’da 10 yaşındaki oğlunun gözleri önünde PKK tarafından öldürüldü.

Muş Til Beldesi Belediye Başkanı: Ajan olduğu gerekçesiyle öldürüldü.

Muş Malazgirt Malbat Aşiret Reisi Bedri: 1992’de il genel meclisi üyesi olduğu için ihanet gerekçesiyle öldürüldü. İbrahim Güçlü, “Diyarbakır Cezaevi’nde ikili-vardiyalı işkence” başlığı ile önemli bir not da aktardı. Güçlü, “Diyarbakır Cezaevi’ndeki durumun araştırılması gerekir. O dönem tutuklu Kürt siyasilerinin anlattıklarına göre, cezaevinde gündüzleri devletin yetkili gardiyanları, geceleri de PKK işkence ediyordu. Rizgari davasından yargılanıp ceza alan Hasan Çakır bu işkenceyi vardiyalı işkence diye tanımlıyor” dedi.

Güç toplamak için Kürtler'i öldürdü

Güçlü, “Kürt örgütlerine karşı infaz ve iç infaz” başlığı altında 12 Eylül öncesi ve sonrası bazı ölümleri de sıraladı. Raporda, “12 Eylül öncesi infazlar” başlığı altında öldürülen isimlere şu şekilde yer verildi:

Mustafa Çamlıbel: PKK’nın katlettiği ilk yurtsever Çamlıbel’dir. PKK, Ağrı’da egemen olmak istediği için Çamlıbel’i öldürdü. Çamlıbel’in öldürülmesi PKK’nın kodunu çözen ilk vakıa oldu.

Haki Karer: Gaziantep’te örgütlenme için, çatışmada yaralanan Haki Karer’i hastanede öldürdü.

Mehmet Uzun ve Ali Kınacık: Karer’in öldürülmesi gerekçe gösterilerek öldürüldüler. PKK, KUK’u kendisine engel gördüğünden savaş açtı.

Abdulvahap Akman, Mehmet Akagündüz, Kerim Hamidanoğlu, Sıdık Batzar, Abdulkadir Umur, Ziver Kaya, Şeyhmus Kaya,Mahmut Zıngırtlı, Neytullah Özgen,Murat Yalçın, Bekir Öztürk, Cemil Onur, Cemil Çakır, Abdurrahman Aslan, Sadık Özen,Mahmut Karahan, Selim Aslan, Ubeyit Sana tespit edebildiğim öldürülen kişiler.

Kendi kadrosunu yok etti

Kürt aydını Ümit Fırat: PKK da kurulduğundan bu yana benzer bütün örgütler gibi bu yola başvurdu. Meclis’teki komisyonda da kısmen söyledim. Öcalan’ın kendisi iç infazların 15 bin olduğunu söylüyor. Selim Çürükkaya da içeriden biri olarak çok fazla diyor. Bunlar ancak görgü tanıkları ve emri verenlerin ifadeleri ile ortaya çıkacak. Benim tanıdığım birtakım insanlar var. Resul Altınok PKK’nın kurucu kadrosundan, Öcalan’ın arkadaşlarından biri. Ama şimdi yaşamıyor. Bunlar, kendi kadrosundan insanları ve muhalif veya muhalif olması muhtemel insanları öldürdü. Öcalan’ı tahtından edebilecek insanlar bir, iki, beş değil. Stockholm’ün orta yerinde salonda öldürülenler oldu. Avrupa, Türkiye, Bekaa her yerde oldu. 79-80 döneminde yine birçok insan var. PKK tarihinde bu takım olaylar yoğundur. O ideoloji bu tür olayları mücadelenin bir parçası olarak meşru görüyor.

PKK infazlarının üstü örtüldü

Doğu Batı Kardeşlik Platformu Sözcüsü Ahmet Ay: PKK, kendi bizatihi şu bu sebepten dolayı infaz ettik diyor. 2 gün önce bile 2 tane genç katledildi. PKK’nın yıllarca yaptığı yargısız infazların, faili meçhullerin hesabı yoktur. Hakikatler Komisyonu ile hangi cinayetleri kimin işlediği ortaya çıkartılmalı. Hizbullah masum demiyorum ama mezar evlerin hepsi onların mıydı? JİTEM cinayetlerini kim işledi?

Bugün 

]]>
http://www.konyachat.com/pkknin-katlettigi-kurtlerin-listesi-2.html/feed 0
”ECE ARTIK ULUSLARARASI ÇALIŞIYOR” http://www.konyachat.com/ece-artik-uluslararasi-calisiyor-2.html http://www.konyachat.com/ece-artik-uluslararasi-calisiyor-2.html#comments Sat, 04 Feb 2012 23:41:36 +0000 admin http://www.konyachat.com/ece-artik-uluslararasi-calisiyor-2.html Türk kamuoyu artık Ergenekon konusunda ikna edilemez düzeyde inanç boyutuna ulaştığı için Ece Temelkurman artık uluslararası çalışıyor.’

"Şimdi Ece Temelkuran merkezinde propaganda faaliyetleri devam ediyor. Başlangıçtaki cümle Temelkuran'ın ağzında bir emzik gibi.

Basılmamış denilen kitap raflarda ve internette duruyor deseniz de emziğini değiştirmez. Ekip yenilenince taktik de değişti.

Türk kamuoyu artık Ergenekon konusunda ikna edilemez düzeyde inanç boyutuna ulaştığı için Ece, uluslararası çalışıyor."

Yener Dönmez Ergenekon'un yeni stratejisini ve yeni stratejistini yazdı;

"Nedim Şener ve Ahmet Şık basılmamış kitapları nedeniyle tutuklandılar, AKP dikta rejimi kurdu bütün muhalifleri susturuyor, cemaat her yeri ele geçirdi."

Ergenekon, Balyoz, İnternet Andıcı, Askeri Casusluk Çetesi gibi davalarda topraktan fışkıran silahlar, belgeler, ses kayıtları, sanık itiraflarıyla artık mızrak çuvala sığmaz hale geldi.

Ekip de hayli yıprandı tabii.

Ergenekon davasını sulandırmak için devreye giren kalemlerin yazdığı argümanlar teker teker çökertildi.

Önce; "Üç beş silah ve bombayla darbe mi yapılır" dediler.

Silahlar çıktıkça çıkmaya başladı.

Ardı arkası kesilmediği gibi, depolardan yüzlerce silahın kayıp olduğu ortaya çıktı.

Sonra; "Bu silahlar TSK'ya ait değil" dediler.

Jandarma Kriminal dahil sayısız raporla TSK'ya ait olduğu envanter numaralarıyla ortaya çıktı.

Ardından ortaya Tuncay Güney'i attılar ve Ergenekon davasını "meczuplaştırmaya" çalıştılar.

Ama Ergenekon'un "Tuncay Güney değil Veli Küçük" olduğu kısa sürede berraklaştı.

Yetmedi; "İrticayla Mücadele Eylem Planı'na kağıt parçası" dediler.

Bir meçhul subay çıktı kağıt parçasının ıslak imzalı orijinal halini gönderdi.

Bu sefer, "İmza sahte" dediler.

Emniyet Kriminal, Dursun Çiçek'in 15 ayrı imzasıyla karşılaştırdı, imza birebir aynı çıktı.

"Polis AKP'ci, inanmayız Jandarma Kriminal baksın" dediler.

Jandarma Kriminal'in raporu da "ıslak imza Dursun Çiçek'e ait" dedi.

"Balyoz toplantısı darbe değil, bir savaş oyunu semineriydi" dediler.

Balyoz'un TSK tarafından tutulan resmi ses kayıtları bulundu.

Kayıtlarda, adım adım darbenin nasıl yapılacağı anlatılıyordu.

"O da bir iç tehdit semineriydi, hem Genelkurmay'ın haberi vardı" dediler. Genelkurmay'ın "İç tehdit konuşulmamalı" diye resmi yazı gönderdiği ortaya çıktı.

Bütün söylemleri bitince, bu süreçte ölümüne Ergenekon'u savunan kalemlerin de itibarı iki paralık oldu.

Kimse laflarına inanmaz oldu.

Yapıyı yenilediler hemen.

Devreye karanlık ODATV ekibi girdi.

Soner Yalçın ve askerleri oluşturdukları "Medya 2010" planı çerçevesinde yapıyı yenilediler.

Hedefleri belirginleşmiş ve değişmişti.

Ergenekon Davası'nı değil, Ergenekon Davası'nı yürüten ekibi hedef aldılar.

Yani Savcı Zekeriya Öz, Polisler Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek'i…

Soner Yalçın'ın kitap yazan elemanları, internet sitelerindeki uçları, gazetelerdeki köşe yazarları, sayısız yazı, kitap, makale ve haberle bu üç ismi öylesine çok konuşulur ve tartışılır hale getirdiler ki, üç isim iddialara cevap vermeye kalksa iş yapamaz hale geleceklerdi.

Dolayısıyla iddialar, suçlamalar, tartışmalar birikti birikti ve şimdi Ergenekon Operasyonu'nun asıl ekibi olan bu üç önemli isim şu an bu operasyondan çok uzak noktada kaldılar.

İyi insanlar başka görevlere kaydırılırken, Soner Yalçın ve karanlık ekibi bu işi yaparken öylesine "örgütlü ve yasadışı" işlere bulaştılar ki bataklıktan çıkamaz hale geldiler.

Nihayetinde, örgütlü faaliyet içinde olduğu Ahmet ve Nedim dahil ekibiyle içeriden çıkamaz haldeler şimdi.

Haklı olarak ahtapota benzetilen Ergenekon hemen yeni sürgünlerini devreye soktu.

Şimdi Ece Temelkuran merkezinde propaganda faaliyetleri devam ediyor.

Başlangıçtaki cümle Temelkuran'ın ağzında bir emzik gibi.

Basılmamış denilen kitap raflarda ve internette duruyor deseniz de emziğini değiştirmez.

Ekip yenilenince taktik de değişti.

Türk kamuoyu artık Ergenekon konusunda ikna edilemez düzeyde inanç boyutuna ulaştığı için Ece, uluslararası çalışıyor.

Varlığını Avrupa-ABD-İsrail kamuoyunu Türkiye'ye ve Hükümet'e düşmanlığa adamış durumda.

Bilenmişliği ve kini öyle bir boyutta ki, kendisini Taksim meydanında yakabilir 

]]>
http://www.konyachat.com/ece-artik-uluslararasi-calisiyor-2.html/feed 0
KCK’ya büyük darbe:44 gözaltı http://www.konyachat.com/kckya-buyuk-darbe44-gozalti.html http://www.konyachat.com/kckya-buyuk-darbe44-gozalti.html#comments Sat, 04 Feb 2012 23:41:35 +0000 admin http://www.konyachat.com/kckya-buyuk-darbe44-gozalti.html Batman’da Belediye Başkan Vekili Serhat Temel ve BDP İl Başkan Vekili Selim Aratemur’un da aralarında bulunduğu 44 kişi gözaltına alındı.

Batman'da, PKK'nın gizli şehir yapılanması Kürdistan Topluluklar Birliği/ Türkiye Meclisi (KCK/TM) yapılanmasına yönelik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla polis tarafından bu sabah birçok kurum ve eve eş zamanlı operasyon yapıldı.

Belediye Başkanvekili Serhat Temel, BDP Batman İl Başkanvekili Selim Aratemur'un da aralarında bulunduğu 44 kişi gözaltına alındı. BDP il ve ilçe binası, Azadiya Welat dergisi, Fırat Dağıtım ve DİHA büroları, Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği (MEYA-DER), Batman Din Alimleri Derneği (DAD) ile BDP'li üyelerin evlerinde aramalar yapıldı.

44 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, ;bugün saat 05.00 sıralarında birçok ev ve kuruma eş zamanlı operasyon yaptı. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla 'KCK Kent Meclis yapılanmasında yer aldıkları' iddiasıyla başlattığı operasyonda, aralarında Batman Belediyesi Başkanvekili Serhat Temel, BDP Batman İl Başkanvekili Selim Aratemur'un da bulunduğu 44 şüpheli, evlerinde gözaltına alındı.

Gültepe Mahallesi'ndeki ;evinde sabah saatlerinde polisler tarafından yapılan aramadan sonra gözaltına alınan Belediye Başkanvekili Serhat Temel, Batman Bölge Hastanesi'ne ;sağlık kontrolünden geçirildi. Başkanvekili Temel, daha sonra Batman Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Başkanvekili Temel'in evine baskının gerçekleştiği saatlerde polisler eş zamanlı olarak BDP Batman İl Başkanvekili Selim Aratemur ve birçok BDP'li üye ile sivil toplum kuruluş temsilcisinin de evlerine baskınlar yapıldı.

44 kişi gözaltına alınırken, aralarında BDP il ve ilçe binası, Azadiya Welat, Fırat Dağıtım ve DİHA büroları, MEYA-DER, Batman Din Alimleri Derneği (DAD) ve mahallelerde bulunan BDP'li üyelerin evlerinde de aramalar yapıldı. Yapılan operasyonda gözaltına alınan, isimleri belirlenenler şunlar;

Belediye Başkanvekili Serhat Temel, BDP Batman İl Başkanvekili Selim Aratemur, Tüm Bel Sen Batman Temsilcisi Muzaffer Çınar, Tüm Bel Sen yöneticisi Ali Sarıpınar, Eski Genel İş Batman Şube Başkanı ve Genel İş şube yöneticisi Halis Yakut, BDP üyesi, Zeynelabidin Çelik, Din Alimleri Derneği yöneticisi Ahmet Eşiyok, Meyader Başkanı Yaşar Kurt, BDP üyesi Hakim Sincar. Batman Belediye Başkanı BDP'li Nejdet Atalay 2 yıl önce, BDP İl Başkanı Mehdi Tüzün, 3 ay önce tutuklanmıştı.

]]>
http://www.konyachat.com/kckya-buyuk-darbe44-gozalti.html/feed 0
Tersane’de yangın: 4 yaralı http://www.konyachat.com/tersanede-yangin-4-yarali.html http://www.konyachat.com/tersanede-yangin-4-yarali.html#comments Sat, 04 Feb 2012 23:41:34 +0000 admin http://www.konyachat.com/tersanede-yangin-4-yarali.html İstanbul Tuzla’da bakımı yapılan bir yatta patlama sonucu yangın çıktı, 1′i ağır 4 kişi yaralandı.

Tuzla tersaneler bölgesi Nuh sanayi sitesinde bakımı gerçekleşen bir yatta patlama meydana geldi.

Patlamanın ardından büyük çaplı bir yangın çıktı.Olay yerine çok sayıda itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi.

Yangın diğer tersanelere sıçramadan ekipler tarafından kontrol altına alındı. Patlamada, 1 i ağır 4 kişi yaralandı.

 

]]>
http://www.konyachat.com/tersanede-yangin-4-yarali.html/feed 0
SURİYE’DE KATLİAMLAR ACİLEN DURDURULMALI! http://www.konyachat.com/suriyede-katliamlar-acilen-durdurulmali.html http://www.konyachat.com/suriyede-katliamlar-acilen-durdurulmali.html#comments Sat, 04 Feb 2012 23:41:32 +0000 admin http://www.konyachat.com/suriyede-katliamlar-acilen-durdurulmali.html Bu sezon Trabzonspor ile istatistiklerini alt üst eden Burak Yılmaz, bu kez kaleye isabetli şut bile atamadı.

50 ülkeden 200 sivil toplum kuruluşunu bünyesinde barındıran İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) Genel Sekreteri Necmi Sadıkoğlu yayımladığı basın bildirisinde Suriye’de boyutları gittikçe genişleyen ve her gün gittikçe artan katliamların acilen durdurulması gerektiğini söyledi.

 

“Dün itibariyle gayri meşru Esed rejiminin aylardır masum ve sivil halkı hedef alan saldırıları tam bir katliam halini almıştır. Humus’ta bebekler, çocuklar, kadınlar ve masum yüzlerce Suriyeli kardeşimiz vahşice katledilmiştir. Milyonlarca Suriye halkının haklı taleplerinin aksine bölgesel ve küresel bazı odaklar Esed rejimini halen desteklemeye devam etmektedir. Böylece halen insanlığa karşı suç işlemeye devam eden rejim şimdiye kadar binlerce masumu katletmiş, on binlercesini tutuklamış ve bunları korkunç işkencelere maruz bırakmıştır.” diyen Sadıkoğlu açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

 

“Komşumuz ve kardeşimiz Suriye’de sözde direniş ekseni vs gibi asılsız iddialarla meşru gösterilmeye çalışılan Esed rejimi masum bir halkı katletmekle yetinmemekte İslam’ın en bariz sembollerini, alimleri ve kutsal mekanlarımız olan camileri de hedef almaktadır. Şebbiha denilen mezhepçi temelde kullanılan rejime bağlı paramiliter güçler camileri hedef almakta, basmakta, rast gele tutuklamalar gerçekleştirmekte, sokaklardaki insanları ayırt etmeksizin öldürmekte ve sivil yerleşim yerlerini Esed güçleriyle birlikte bombalamaktadır.”

 

Tüm dünyanın gözleri önünde cereyan eden, gayet bariz bir şekilde binlerce video ile tescillenen katliamları ve insanlığa karşı suçları işleyen Esed rejiminin acilen durdurulması gerektiğini ifade eden İDSB Genel Sekreteri Sadıkoğlu: “Hepimiz yürekleri kan ağlayarak gözümüzün önünde işlenen katliamları seyrediyoruz. Elinde hiçbir şeyi olmayan mazlum ve mağdur bir halk tanklarla, uçaklarla, ağır silahlarla hatta çeşitli ülkeler ve örgütlerin militanlarının açıkça katliamlara destek vermesiyle öldürülüyor.” dedi.

 

Suriye halkının onurlu devrimini başlattığı günden bu yana barışçıl karakterinden ödün vermediğini söyleyen Sadıkoğlu: “Buna karşın gayri meşru Esed rejimi yalanlarla, uyduruk gerekçelerle ve karaproganda ile katliamlarını sürdürmüştür. Vicdan sahibi sayıları on binlerle ifade eden üst düzey komutan, subay ve asker ile çeşitli yetkililer rejimden ayrıldıklarını ilan etmişlerdir. Suriye Milli Meclisi adlı bir oluşum ile askeri bir yapı teşkil edilmiş Suriye’deki devriminin yaklaşık olarak tüm renklerini bir arada tutan muhalif yapı ortaya çıkmıştır. Milyonlarca Suriye gerçekleştirdikleri gösterilerde bu iki oluşumun kendilerini temsil ettiğini çeşitli Cuma gösterilerini bu şekilde isimlendirerek net bir şekilde ortaya koymuştur. Buna göre Suriye halkı gayri meşru Esed rejimini hiçbir şekilde kabul etmemekte, onu destekleyen bölgesel ve küresel güç odaklarını kınamakta, dış müdahaleye karşı çıkmakta ve rejimin iç savaş çıkartma yönündeki sinsi projelerinden haberdar olduklarını deklare etmektedirler. Suriye halkı acilen hava yasağı uygulanması ve bir tampon bölge oluşturulması gerekliliğini defalarca vurgulamış; insanlığa karşı suç işlemeye devam eden rejimi durdurmak için bu yolun önemine dikkat çekmiştir.” şeklinde konuştu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Basın bildirisinin sonunda İDSB Genel Sekreteri Sadıkoğlu şunları söyledi:

 

“Bugün artık kimsenin inkar edemeyeceği bir gerçek vardır. Gayri meşru Esed rejimi Suriye halkına karşı etnik temizlik yapmaktadır. Gelinen noktada Birlemiş Milletler, Arap Birliği veya çeşitli uluslararası mekanizmaların somut bir adım atmadığı veya atamadığı anlaşılmıştır. Çağrımız Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin ivedi olarak bizlerden beklenen tarihi, insani, vicdani ve onurlu tavrı yerine getirmek için harekete geçmesidir. Türkiye akan kanın durması için hazır olduğunu deklare eden diğer Müslüman ülkeler ile ittifak içerisinde acil olarak tüm meşru yollar kullanılarak Suriye halkına destek vermelidir. Gerek Türkiye için gerek bölge ve gerekse insanlık için açık bir tehdit halini alan, katliamlar ve insanlık karşıtı suçlar işleyerek kardeş Suriye halkına rağmen ayakta kalmaya çalışan bu rejim durdurulmalıdır. Hamalar yaşanmasın diyen bizler gözümüzün önünde ikinci ve üçüncü Hamalar yaşanırken daha fazla sessiz kalmamalı mazlumun yanında ve zalimin karşısında tüm gücümüzle durmalıyız.”

]]>
http://www.konyachat.com/suriyede-katliamlar-acilen-durdurulmali.html/feed 0
‘Asıl mücadelem şimdi başlıyor’ http://www.konyachat.com/asil-mucadelem-simdi-basliyor.html http://www.konyachat.com/asil-mucadelem-simdi-basliyor.html#comments Sat, 04 Feb 2012 23:25:08 +0000 admin http://www.konyachat.com/asil-mucadelem-simdi-basliyor.html Başbuğ’un avukatı İlkay Sezer,soruları yanıtladı.

6 Ocak’ta tutuklanan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ hakkındaki iddianame dün tamamlandı.

İddianamede, İlker Başbuğ'un 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istendi.
Emekli Orgeneral İlker Başbuğ'un avukatı İlkay Sezer, iddianamenin tamamlanmasının ardından ilk kez canlı yayında Star Ana Haber'de Nazlı Öztarhan'ın sorularını yanıtladı.

Başbuğ'un moralinin yüksek olduğunu aktaran Sezer, yaptıkları görüşmede Başbuğ'un kendisine "Bana teslim edilen her görevi layıkıyla yasal sınırlar içerisinde yerine getirmek üzere özveriyle canla başla yapmaya çalıştım. Bu anlamda vicdanım rahat, alnım açık, başım dik. Asıl mücadelem bundan sonra başlıyor" dediğini aktardı.
KİTAP HAZIRLIĞINDA
İlker Başbuğ'un Cumhuriyet'in kuruluş dönemi ve öncesinde yaşanan sıkıntılarla ilgili kitaplar okuduğunu dile getiren Sezer, "Bildiğim kadarıyla Atatürk'ün yaşadığı olayları konu alan bir yayın hazırlığında" diye konuştu.
EN BÜYÜK SIKINTISI AİLESİ
Biri kız biri erkek olmak üzere iki çocuğu olan Başbuğ'un en büyük sıkıntısının ailesinden uzak kalmak olduğunu kaydeden Sezer, "Açıkça belirtmese de yaşadığı en büyük sıkıntının ailesinden ayrı kalmak olduğunu değerlendiriyorum." dedi.
Sezer, Başbuğ'un son günlerdeki soğuk hava şartları nedeniyle kaldığı koğuşta bazı sıkıntılar olduğunu kaydetti.
Bu konuda cezaevi idaresi ve Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan bazı taleplerde bulunduklarını ifade eden Sezer, "Kaldığı bölmedeki yere petek ilavesi yapılarak konu bir nebze de olsa çözüldü. İnanıyoruz ki taleplerimiz üzerine diğer sorunlar da çözülecek" şeklinde konuştu.
ÜÇ KİŞİLİK KOĞUŞTA TEK BAŞINA
Başbuğ'un üç kişi kapasiteli bir koğuşta tek başına kalmasının uygun olmadığını ifade eden avukat Sezer şunları söyledi:
"Müvekkilimiz Başbuğ 70 yaşında bir insan. Bu konuda şahsi görüşüm yanında bir kişinin kalması sağlık ve moral motivasyon açısından daha uygun olacağı yönünde. Yalnız başına kalmasından rahatsızız. Bu konuyu da Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na ilettik."

]]>
http://www.konyachat.com/asil-mucadelem-simdi-basliyor.html/feed 0
Birleşik Kamu-İş’ten yürüyüş http://www.konyachat.com/birlesik-kamu-isten-yuruyus.html http://www.konyachat.com/birlesik-kamu-isten-yuruyus.html#comments Sat, 04 Feb 2012 23:25:06 +0000 admin http://www.konyachat.com/birlesik-kamu-isten-yuruyus.html Birleşik Kamu-İş üyeleri, protesto amacıyla Samsun’dan Ankara’ya yürüyecek.

Birleşik Kamu-İş Ankara Temsilcisi Nevcivan Durdu, düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin çeşitli sıkıntılar yaşadığını, ancak bunlara çözüm bulunmadığı için demokratik bir tepki göstermek gerektiğini söyledi.

Bu nedenle Samsun'dan bir yürüyüş başlattıklarını ve yürüyüşün 8 Şubat'ta Ankara'da sona ereceğini anlatan Durdu, şöyle konuştu:

''Şu sıralarda TBMM'de Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nda değişiklik öngören tasarı görüşülüyor. Bu tasarı derhal geri çekilmelidir. Kamu çalışanları, 20 yılı aşkın süredir grevli, toplu sözleşmeli sendikal haklar mücadelesi veriyor. Gelinen noktada TBMM'ye sevk edilen yasa tasarısı, mevcut düzenlemeden bile daha geri hükümler içeriyor.''

AA

]]>
http://www.konyachat.com/birlesik-kamu-isten-yuruyus.html/feed 0
BÜROKRATA BALLI KIYAK MAAŞA SON http://www.konyachat.com/burokrata-balli-kiyak-maasa-son.html http://www.konyachat.com/burokrata-balli-kiyak-maasa-son.html#comments Sat, 04 Feb 2012 12:35:51 +0000 admin http://www.konyachat.com/burokrata-balli-kiyak-maasa-son.html Bir üst düzey bürokratın, 4-5 farklı yerden yönetim kurulu üyeliği adı altında aldığı maaşlara sınırlama geliyor…

Üst düzey bürokratlara ilişkin mevcut görevlerinin yanı sıra 5-6 kurumda yönetim kurulu üyeliği yaparak, ek ücret almalarını öngören ballı kıyak maaş düzenlemesine Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği ile sınırlama geldi.

Maliye Bakanlığı, 11 Ekim 2011'deki 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye bağlı olarak Devlet Memurları Kanunu Tebliği çıkardı.

Resmi Gazete'nin 31 Ocak 2012 sayısında yayımlanan tebliğde 'Memurlar, diğer kamu görevlilerinden kurum ve kuruluşların yönetim kurulu, denetim kurulu gibi, organlarda görev alıyorsa, aldıkları bu görev karşılığında herhangi bir ücret alıyorsa, 15 Ocak'tan itibaren bu görevlerden sadece bir tanesi için ücret ödenecektir' denildi.

Maliye Bakanlığı, kamu kurum ve bağlı kuruluşlarının birden fazla yönetim kurulunda görev yapan bürokratların hangi görevinden ücret almak istediğini de 10 gün içinde bildirmesini talep etti.

Kamuda başta Başkanlık Müsteşarı, bakanlıkların müsteşar, müsteşar yardımcıları ve genel müdürler olmak üzere üst düzey bürokratlar, hatta kimi basın müşavirleri mevcut görevlerinin yanı sıra TOKi'ye bağlı Emlak GYO, Basın İlan Kurumu, TRT Genel Müdürlüğü, THY Yönetim Kurulu üyeliği, Şeker Fabrikaları Yönetim Kurulu, KİT'lere bağlı iştirakler gibi birçok kurumun yönetim kurulunda görev yaparak, her bir yönetim kurulu üyeliği için ayrı ayrı ücret alıyor. Valiler de serbest bölgeler ve il idaresine bağlı şirketlerin yönetim kurulu üyeliği üzerinden ek ücretler alıyor.

Akşam Gazetesi'ne konuşan CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, yeni tebliğ ile bürokratların en çok hangi yönetim kurulu üyeliği ballı ise ondan ücret almayı tercih edeceklerini söyledi. Bu çerçevede Türk Telekom'un rağbet göreceğini kaydeden Ayaydın, yeni tebliğin önemli ancak yetersiz bir adım olduğunu belirterek 'Son zamanlarda bürokratlar, asli görevlerinden ayrı çok sayıda yönetim kurulu üyeliklerinde görev almaya başladılar. Bu görevlerinden dolayı da maaşlarının 3-4 katı kadar ek ücret alıyorlar.

Bu uygulama yanlıştır. Kurumlardan temettü ile birlikte 20-30 bin TL gibi ücret almaları etik değildir' dedi.

10 YERDE ÜYELİĞE NASIL VAKİT AYRILIR?
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, tebliğin olumlu olduğunu belirterek, 'Zaten bir bürokratın iş yoğunluğu fazladır. Hal böyleyken, bazen 10 kadar yönetim kurulu üyeliği yapmalarına zaman da yoktur. O halde o kurumlara da faydası olmuyor, sadece ücretlerini artırmak için üyelik veriliyor demektir. Bunu sınırlamak kayırmayı da önler' yorumunu yaptı.

akşam 

]]>
http://www.konyachat.com/burokrata-balli-kiyak-maasa-son.html/feed 0
”ECE ARTIK ULUSLARARASI ÇALIŞIYOR” http://www.konyachat.com/ece-artik-uluslararasi-calisiyor.html http://www.konyachat.com/ece-artik-uluslararasi-calisiyor.html#comments Sat, 04 Feb 2012 12:35:48 +0000 admin http://www.konyachat.com/ece-artik-uluslararasi-calisiyor.html Türk kamuoyu artık Ergenekon konusunda ikna edilemez düzeyde inanç boyutuna ulaştığı için Ece Temelkurman artık uluslararası çalışıyor.’

"Şimdi Ece Temelkuran merkezinde propaganda faaliyetleri devam ediyor. Başlangıçtaki cümle Temelkuran'ın ağzında bir emzik gibi.

Basılmamış denilen kitap raflarda ve internette duruyor deseniz de emziğini değiştirmez. Ekip yenilenince taktik de değişti.

Türk kamuoyu artık Ergenekon konusunda ikna edilemez düzeyde inanç boyutuna ulaştığı için Ece, uluslararası çalışıyor."

Yener Dönmez Ergenekon'un yeni stratejisini ve yeni stratejistini yazdı;

"Nedim Şener ve Ahmet Şık basılmamış kitapları nedeniyle tutuklandılar, AKP dikta rejimi kurdu bütün muhalifleri susturuyor, cemaat her yeri ele geçirdi."

Ergenekon, Balyoz, İnternet Andıcı, Askeri Casusluk Çetesi gibi davalarda topraktan fışkıran silahlar, belgeler, ses kayıtları, sanık itiraflarıyla artık mızrak çuvala sığmaz hale geldi.

Ekip de hayli yıprandı tabii.

Ergenekon davasını sulandırmak için devreye giren kalemlerin yazdığı argümanlar teker teker çökertildi.

Önce; "Üç beş silah ve bombayla darbe mi yapılır" dediler.

Silahlar çıktıkça çıkmaya başladı.

Ardı arkası kesilmediği gibi, depolardan yüzlerce silahın kayıp olduğu ortaya çıktı.

Sonra; "Bu silahlar TSK'ya ait değil" dediler.

Jandarma Kriminal dahil sayısız raporla TSK'ya ait olduğu envanter numaralarıyla ortaya çıktı.

Ardından ortaya Tuncay Güney'i attılar ve Ergenekon davasını "meczuplaştırmaya" çalıştılar.

Ama Ergenekon'un "Tuncay Güney değil Veli Küçük" olduğu kısa sürede berraklaştı.

Yetmedi; "İrticayla Mücadele Eylem Planı'na kağıt parçası" dediler.

Bir meçhul subay çıktı kağıt parçasının ıslak imzalı orijinal halini gönderdi.

Bu sefer, "İmza sahte" dediler.

Emniyet Kriminal, Dursun Çiçek'in 15 ayrı imzasıyla karşılaştırdı, imza birebir aynı çıktı.

"Polis AKP'ci, inanmayız Jandarma Kriminal baksın" dediler.

Jandarma Kriminal'in raporu da "ıslak imza Dursun Çiçek'e ait" dedi.

"Balyoz toplantısı darbe değil, bir savaş oyunu semineriydi" dediler.

Balyoz'un TSK tarafından tutulan resmi ses kayıtları bulundu.

Kayıtlarda, adım adım darbenin nasıl yapılacağı anlatılıyordu.

"O da bir iç tehdit semineriydi, hem Genelkurmay'ın haberi vardı" dediler. Genelkurmay'ın "İç tehdit konuşulmamalı" diye resmi yazı gönderdiği ortaya çıktı.

Bütün söylemleri bitince, bu süreçte ölümüne Ergenekon'u savunan kalemlerin de itibarı iki paralık oldu.

Kimse laflarına inanmaz oldu.

Yapıyı yenilediler hemen.

Devreye karanlık ODATV ekibi girdi.

Soner Yalçın ve askerleri oluşturdukları "Medya 2010" planı çerçevesinde yapıyı yenilediler.

Hedefleri belirginleşmiş ve değişmişti.

Ergenekon Davası'nı değil, Ergenekon Davası'nı yürüten ekibi hedef aldılar.

Yani Savcı Zekeriya Öz, Polisler Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek'i…

Soner Yalçın'ın kitap yazan elemanları, internet sitelerindeki uçları, gazetelerdeki köşe yazarları, sayısız yazı, kitap, makale ve haberle bu üç ismi öylesine çok konuşulur ve tartışılır hale getirdiler ki, üç isim iddialara cevap vermeye kalksa iş yapamaz hale geleceklerdi.

Dolayısıyla iddialar, suçlamalar, tartışmalar birikti birikti ve şimdi Ergenekon Operasyonu'nun asıl ekibi olan bu üç önemli isim şu an bu operasyondan çok uzak noktada kaldılar.

İyi insanlar başka görevlere kaydırılırken, Soner Yalçın ve karanlık ekibi bu işi yaparken öylesine "örgütlü ve yasadışı" işlere bulaştılar ki bataklıktan çıkamaz hale geldiler.

Nihayetinde, örgütlü faaliyet içinde olduğu Ahmet ve Nedim dahil ekibiyle içeriden çıkamaz haldeler şimdi.

Haklı olarak ahtapota benzetilen Ergenekon hemen yeni sürgünlerini devreye soktu.

Şimdi Ece Temelkuran merkezinde propaganda faaliyetleri devam ediyor.

Başlangıçtaki cümle Temelkuran'ın ağzında bir emzik gibi.

Basılmamış denilen kitap raflarda ve internette duruyor deseniz de emziğini değiştirmez.

Ekip yenilenince taktik de değişti.

Türk kamuoyu artık Ergenekon konusunda ikna edilemez düzeyde inanç boyutuna ulaştığı için Ece, uluslararası çalışıyor.

Varlığını Avrupa-ABD-İsrail kamuoyunu Türkiye'ye ve Hükümet'e düşmanlığa adamış durumda.

Bilenmişliği ve kini öyle bir boyutta ki, kendisini Taksim meydanında yakabilir 

]]>
http://www.konyachat.com/ece-artik-uluslararasi-calisiyor.html/feed 0
Terör örgütü PKK’nın gerçek yüzü http://www.konyachat.com/teror-orgutu-pkknin-gercek-yuzu.html http://www.konyachat.com/teror-orgutu-pkknin-gercek-yuzu.html#comments Sat, 04 Feb 2012 12:32:20 +0000 admin http://www.konyachat.com/teror-orgutu-pkknin-gercek-yuzu.html Faili meçhul cinayet ve kayıp olaylarıyla ilgili başlatılan soruşturma, terör örgütü PKK’nın iç infazlarına uzandı

Özel yetkili savcılar, Ergenekon ve JİTEM gibi yapıların işlediği cinayetleri araştırırken, terör örgütü PKK'nın kendi içinde binlerce kişiyi öldürüp faili meçhul bıraktığını tespit etti.

11 bin faili meçhul dosyayı tek tek inceleyen savcılar, bu dosyalardan 8 bine yakınının terör örgütü mensuplarına ait olduğunu belirledi.

Konuyla ilgili ilk kez soruşturma başlatan savcılar, örgütten kaçmak isterken yakalanan, 'ajan' ilan edilip öldürülen, namaz kıldığı ya da potansiyel tehlike olarak görüldüğü için infaz edilen binlerce kişinin akıbetini mercek altına aldı.

Eski örgüt mensuplarının ifadesine başvuracak olan savcılar, terör örgütü PKK'yı eleştirdiği için 'hain' ilan edilen Selim Çürükkaya ve Nizamettin Taş gibi isimlere ulaşmayı planlıyor.

Ayrıca Kemal Burkay, İbrahim Güçlü, Mehmet Şener, Şemdin Sakık, Hüseyin Yıldırım, Can Yüce ve Halil Ataç gibi isimlerle de görüşüleceği öğrenildi.

Alınan bilgilere göre savcılar, çocukları öldürülen ailelere de ulaştı.

Müşteki olanların isimleri gizli tutuluyor.

TERÖR ÖRGÜTÜ PKK, AİLELERE YALAN SÖYLEMİŞ

 

Uzun süredir örgütün iç infazlarıyla ilgili çalışma yürüten savcılar, çocukları dağ kadrosundayken örgüt tarafından öldürülen yüzlerce aileye ulaştı. Ailelerden çocuklarının akıbeti hakkında bilgi alan savcılık, terör örgütü PKK'nın birçok aileye yalan söylediğini ortaya çıkardı. Ailelerin büyük kısmı çocuklarının cesetlerini görmediklerini, örgütün kendilerine haber göndererek, evlatlarının ölümüyle ilgili 'intihar', 'mayın kazası', 'kaza kurşunu', 'kalp krizi', 'suda boğulma', 'yıldırım çarpması', 'kayadan düşme' ya da 'güvenlik güçleri ile girdikleri çatışmalarda ölme' gibi bilgi verdiğini söyledi. Bazı aileler ise savcıya çocuklarının örgüt tarafından infaz edildiği duyumunu aldıklarını anlattı.
X

]]>
http://www.konyachat.com/teror-orgutu-pkknin-gercek-yuzu.html/feed 0